Ankara Çubuk'ta psikiyatri hakkında bilgi arayan gençler, yetişkinler ve aileler için hazırladığımız sayfaya hoş geldiniz. Belirsizlik dönemlerinde yaşanan kaygı yaygındır ve baş etmenin yolları vardır.
Gelecek kaygısı; eğitim, iş bulma, ekonomik koşullar, ilişkiler ve dünyadaki olaylarla ilgili belirsizliklerden beslenir. Bir miktar kaygı kişiyi plan yapmaya ve harekete geçmeye yöneltebilir. Ancak kaygı sürekli hâle geldiğinde kişi geleceği düşünürken donakalır, karar veremez ve bugünü de yaşayamaz hâle gelir. Belirsizliğe tahammülün düşük olması, yani "ne olacağını kesin bilmeliyim" ihtiyacı, bu kaygıyı en çok besleyen etkenlerden biridir.

Geleceğin büyük kısmı kişinin kontrolünde değildir; ama bugün atılabilecek adımlar kontroldedir. Endişeleri kontrol edilebilir ve edilemez olarak ikiye ayırmak, kontrol edilebilenler için küçük ve somut hedefler belirlemek kaygıyı eyleme dönüştürür. Örneğin "iş bulamayacağım" kaygısı yerine bu hafta iki başvuru yapmak ya da bir beceri kursuna kaydolmak gibi. Haber ve sosyal medya takibini sınırlamak da kaygının sürekli beslenmesini önler.
Belirsizlik dönemlerinde "neyin önemli olduğunu" netleştirmek yön duygusu verir. Kişinin değer verdiği ilişkiler, ilgi alanları ve hayatta katkı sunmak istediği alanlar, dış koşullar belirsizken bile atılabilecek adımları gösterir. Kabul ve kararlılık terapisi bu yaklaşımı temel alır.
Gelecek kaygısı yaygın anksiyete bozukluğuna dönüştüğünde bilişsel davranışçı terapi oldukça etkilidir; kişi endişelerini fark etmeyi, belirsizliğe tahammülünü artırmayı ve kaçınma davranışlarını azaltmayı öğrenir. Belirtiler ağırsa psikiyatrist ilaç tedavisini de önerebilir.
Çubuk'ta yaşayan gençler ve yetişkinler, günlük hayatı zorlayan gelecek kaygısı için psikiyatri polikliniklerine ya da muayenehanelere randevuyla başvurabilir. Öğrenciler ve çalışanlar için kontrol görüşmeleri online da yapılabilir. İlk görüşmede kaygının ne zamandan beri sürdüğünü, uykunuzu ve günlük hayatınıza etkisini anlatmanız, değerlendirmenin temelini oluşturur. Kaygının yoğun olduğu dönemlerde ertelemeden başvurmak, belirtilerin yerleşmesini önler.
Belirsiz dönemlerde bir miktar kaygı normaldir; günlük hayatı bozacak kadar yoğunsa destek alınmalıdır.
Tamamen bırakmak gerekmez; belirli saatlerle sınırlamak kaygıyı azaltır.
Büyük kararları küçük adımlara bölmek ve "mükemmel" yerine "yeterince iyi" seçeneği aramak yardımcı olur.
Uzun süren kaygı ve umutsuzluk depresyon riskini artırabilir.
Kişiye göre değişir; pek çok kişi birkaç ay içinde belirgin fayda görür.