Tikler, beynin hareketleri başlatan ve durduran devrelerinde, gelişim sürecine bağlı farklılıklarla ilişkilidir. Ailesel yatkınlık belirgindir; ebeveynlerden ya da yakın akrabalardan birinde benzer özellikler bulunması sık görülür. Erkek çocuklarda daha sık rastlanır. Stres, heyecan ve yorgunluk tikleri artırabilir; ancak tiklerin asıl nedeni bunlar değildir. Bu ayrım önemlidir, çünkü pek çok aile tiklerin bir “sinir sorunu” ya da kötü bir alışkanlık olduğunu düşünür ve çocuğu uyararak durdurmaya çalışır.
| Tür | Basit tikler | Karmaşık tikler |
|---|---|---|
| Hareket | Göz kırpma, kaş kaldırma, burun oynatma, omuz silkme | Zıplama, eşyalara dokunma, belirli bir hareket dizisini tekrar etme |
| Ses | Boğaz temizleme, burun çekme, öksürür gibi ses çıkarma | Hece ya da sözcük tekrarı, başkalarının sözlerini yineleme |
Tikler en sık beş ile yedi yaş arasında başlar; bazen daha erken de görülebilir. Bu yaşlarda genellikle göz kırpma ya da yüz kaslarında kısa hareketler gibi basit tiklerle başlar. Küçük çocuklar çoğu zaman tiklerinin farkında değildir. Bu dönemde ailenin sakin kalması, tiklere dikkat çekmemesi ve çocuğun günlük yaşamını olağan biçimde sürdürmesi en önemli adımdır.
Okul çağında tikler sıklık ve tür olarak değişebilir; haftalar içinde göz kırpma azalırken omuz silkme başlayabilir, yani tiklerin “yer değiştirmesi” olağandır. Tiklerin en yoğun olduğu dönem genellikle on ile on iki yaşlarıdır. Bu dönemde çocuğun tiklerinin farkına varması, sınıfta ya da arkadaşları arasında alay konusu olma kaygısı ve tikleri bastırmaya çalışmanın yarattığı yorgunluk ön plana çıkabilir. Dikkat eksikliği ve takıntılar gibi eşlik eden durumlar da sıklıkla bu yaşlarda belirginleşir.
Ergenliğin ortası ve sonunda pek çok gencin tikleri belirgin biçimde azalır. Bazı gençlerde ise tikler sürer ve sosyal ilişkiler, okul ve özgüven üzerinde etkili olabilir. Bu dönemde gencin tikleriyle ilgili kendi kararlarını vermesine, örneğin arkadaşlarına anlatıp anlatmamaya, saygı gösterilmelidir.
Çocukluk tiklerinin bir bölümü yetişkinlikte de devam eder; ancak çoğu kişide çok daha hafif seyreder. Yetişkinlikte ilk kez başlayan tik benzeri hareketler ise farklı nedenlere bağlı olabileceğinden ayrıntılı bir nörolojik değerlendirme gerektirir.
Tiklerin bir yıldan kısa sürmesi geçici tik bozukluğu olarak adlandırılır ve çocuklarda sık görülür. Yalnızca hareket ya da yalnızca ses tiklerinin bir yıldan uzun sürmesi süregen tik bozukluğu olarak tanımlanır. Birden fazla hareket tiki ile en az bir ses tikinin, on sekiz yaşından önce başlayıp bir yıldan uzun sürmesi ise Tourette sendromu olarak adlandırılır. Tourette sendromu sanıldığı kadar nadir değildir ve çoğu zaman uygunsuz sözcükler söylemekle birlikte görülmez.
Öğretmenlerin tikleri bilmesi, çocuğun sınıfta uyarılmasını ve yanlış anlaşılmasını önler. Kısa bir bilgilendirmeyle öğretmen tiklere dikkat çekmemeyi, çocuğun gerektiğinde kısa bir mola almasına izin vermeyi ve akranların alay etmesine karşı tutum almayı öğrenebilir. Sınav dönemlerinde tikler artabileceği için ayrı bir ortam ya da ek süre gibi düzenlemeler konuşulabilir.
Tiki olan çocukların önemli bir kısmında aynı zamanda dikkat dağınıklığı, hareketlilik ya da takıntılı düşünceler de bulunur. Kaygı, öfke kontrolü güçlükleri ve uyku sorunları da görülebilir. Bu eşlik eden durumlar çoğu zaman çocuğun günlük yaşamını tiklerin kendisinden daha fazla etkiler; bu nedenle değerlendirmede bütünlüklü bakış önemlidir. Takıntılar için obsesif kompulsif bozukluk, dikkat güçlüğü için çocuklarda dikkat eksikliği sayfalarımıza bakabilirsiniz.
| Durum | Yaklaşım |
|---|---|
| Hafif, rahatsız etmeyen tikler | Bilgilendirme, izlem, aileye ve okula öneriler |
| Ağrı, utanç ya da işlev kaybı yaratan tikler | Davranışsal tedavi |
| Eşlik eden dikkat, takıntı ya da kaygı ön plandaysa | Öncelikle bu durumların tedavisi |
| Ağır tikler ve yetersiz yanıt | İlaç tedavisi seçenekleri |
Davranışsal tedavide çocuk ya da yetişkin, tikten hemen önce hissettiği dürtüyü fark etmeyi ve o anda tikle aynı anda yapılamayan bir karşıt hareket uygulamayı öğrenir. Bu yöntem bilişsel davranışçı terapi ilkelerine dayanır ve çocuklarda da yetişkinlerde de etkilidir. Ağır tiklerde ilaç tedavisi, olası yararları ve yan etkileri ayrıntılı olarak konuşulduktan sonra planlanır.
On bir yaşındaki bir çocuğun en çok rahatsız olduğu tik, okulda sınıf arkadaşlarının dikkatini çeken boğaz temizleme sesi olsun. Tedavinin ilk seansında çocuk, sesten hemen önce boğazında hissettiği kaşıntı benzeri duyguyu fark etmeyi öğrenir. Ardından bu his geldiğinde ağzını kapatıp burnundan yavaş ve düzenli nefes alma alıştırması seçilir. Çocuk bu alıştırmayı önce seansta, sonra evde ebeveyniyle birlikte çalışır. Ebeveyn, çocuğun çabasını fark edip takdir eder; tikin kendisine ise yorum yapmaz. Birkaç hafta içinde çocuk, tik dürtüsü geldiğinde karşıt hareketi kendiliğinden uygulamaya başlar ve sesin sıklığı belirgin biçimde azalır.
Çocuğun tikleri hakkında bilgi sahibi olması, kendini daha güvende hissetmesine yardım eder. Küçük yaşlarda “Bazen vücudun kendi kendine hareket ediyor, bu senin suçun değil ve zamanla azalabilir” gibi basit bir açıklama yeterli olabilir. Büyük çocuklar ve ergenler, isterlerse arkadaşlarına kısa bir açıklama yapmayı tercih edebilir. Bu kararı çocuğun kendisinin vermesi önemlidir. Akrabalar ve aile dostları ise tiklere yorum yapmamaları konusunda nazikçe bilgilendirilebilir.
Çocukluk tiklerinin büyük bölümü geçicidir ya da ergenlik sonuna doğru belirgin biçimde azalır.
Hayır. Tikler istem dışıdır. Çocuk kısa süre bastırabilse de tamamen durduramaz.
Tikler birkaç aydan uzun sürüyorsa, çocuğu rahatsız ediyorsa, ses tikleri eklendiyse ya da dikkat ve takıntı sorunları eşlik ediyorsa değerlendirme önerilir.
Tikler doğası gereği dalgalı seyreder; stresli dönemlerde artıp sonra yeniden azalabilir.
Elbette. Tourette sendromlu pek çok çocuk okulunda ve ilerleyen yaşamında başarılı olur. Uygun destek ve anlayışlı bir çevre bu süreci kolaylaştırır.
Uzun süreli ekran kullanımı, özellikle akşam saatlerinde, bazı çocuklarda tikleri artırabilir. Ekran süresinin sınırlanması ve uyku düzenine dikkat edilmesi yararlıdır.
Hayır. Tikler bulaşıcı değildir ve taklitle ortaya çıkmaz; beynin gelişimsel özellikleriyle ilişkilidir.
Odaklanma gerektiren etkinlikler sırasında tikler çoğu zaman azalır; çocuğun sevdiği uğraşlara zaman ayırması yararlıdır.
İletişim bilgilerimiz ve başvuru öncesi küçük bir hazırlık listesi iletişim sayfamızda.