DEHB okul çağındaki çocuklarda en sık görülen ruhsal gelişim sorunlarından biridir; her sınıfta birkaç çocukta görülebilecek kadar yaygındır. Erkek çocuklarda daha sık tanı alır; kız çocuklarda ise hiperaktiviteden çok dalgınlık ön planda olduğu için gözden kaçabilir. Ailede DEHB öyküsü, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski artıran etkenler arasındadır.
DEHB ebeveynlerin yanlış tutumlarından ya da çocuğun "şımarık" olmasından kaynaklanmaz. Ancak aile ve okul ortamı, belirtilerin nasıl seyredeceğini önemli ölçüde etkiler.
DEHB'nin üç belirti grubu vardır ve her çocukta farklı oranda görülür:
Öğretmenden gelen "zeki ama dikkati dağınık" yorumu, ödev saatlerinin her gün kavgaya dönmesi ve arkadaşlarıyla oyunlarda sık sorun yaşaması, ailelerin en çok anlattığı durumlardır.
Okul öncesi dönemde aşırı hareketlilik ve dürtüsellik öne çıkar; ancak bu yaştaki çocukların doğal olarak hareketli olduğu unutulmamalıdır. Okul çağında dikkat sorunları ve ders başarısındaki düşüş belirginleşir. Ergenlikte hiperaktivite genellikle azalır, yerini iç huzursuzluk, plansızlık, erteleme ve riskli davranışlara bırakabilir. Bu nedenle değerlendirme her zaman çocuğun gelişim dönemi göz önünde bulundurularak yapılır.
Tanı için belirtilerin hem evde hem okulda ya da en az iki farklı ortamda görülmesi ve çocuğun işlevselliğini etkilemesi gerekir. Tek bir testle DEHB tanısı konmaz.
Aile eğitimi: ebeveynlere, olumlu davranışı pekiştirme, net ve kısa yönergeler verme, tutarlı kurallar koyma gibi yöntemler öğretilir. Özellikle okul öncesi dönemde ilk basamaktır.
Okul iş birliği: öğretmenle birlikte oturma yeri, sınav süresi, ödevlerin bölünmesi gibi düzenlemeler yapılabilir.
İlaç tedavisi: okul çağındaki çocuklarda belirtiler belirginse, dikkat ve dürtü kontrolünü düzenleyen ilaçlar etkili bir seçenektir. İlaçlar reçete kontrollüdür, çocuk psikiyatristinin takibinde kullanılır; iştah, uyku ve büyüme düzenli izlenir.
Çoğu çocukta en iyi sonuç, bu yöntemlerin birlikte uygulanmasıyla alınır.
Dikkatsizlik ve hareketlilik her zaman DEHB anlamına gelmez. Değerlendirmede aşağıdaki durumların ayırt edilmesi gerekir:
DEHB tanısı alan çocukların bir bölümünde öğrenme güçlüğü, karşıt olma davranışı, tikler ya da kaygı da birlikte bulunur. Bu eşlik eden durumlar tedavi planını değiştirdiği için ilk değerlendirmede ayrıntılı olarak ele alınır.
DEHB'li çocuğun okul başarısında öğretmenin tutumu büyük fark yaratır. Okul rehberlik servisi aracılığıyla şu düzenlemeler konuşulabilir:
Öğretmenden düzenli geri bildirim almak, tedavinin okuldaki etkisini izlemeyi de kolaylaştırır.
İlaç tedavisi başlanan çocuklarda iştah azalması ve uykuya dalmada güçlük en sık görülen yan etkilerdir; çoğu zaman doz ve saat ayarıyla hafifler. Takip görüşmelerinde boy, kilo ve gerektiğinde nabız ve tansiyon ölçülür. Tedaviye başlamadan önce çocuğun ve ailenin kalp hastalığı öyküsü sorgulanır.
Hekim gözetiminde ve önerilen dozda kullanılan DEHB ilaçlarının bağımlılığa yol açtığı gösterilmemiştir; uygun biçimde tedavi edilen gençlerde ileride madde kullanımı riskinin azaldığını gösteren çalışmalar vardır. Tatil dönemlerinde ilaca ara verilip verilmeyeceği ya da dozun değiştirilmesi her zaman hekimle birlikte kararlaştırılmalıdır.
Hareketlilik çoğu zaman yaşla azalır; dikkat ve planlama güçlüğü ise ergenlikte ve yetişkinlikte sürebilir. Ergenlikte gencin kendi tedavisine katılması, ilaç ve ders planını kendisinin takip etmeyi öğrenmesi önemlidir. 18 yaşından sonra takip, yetişkin psikiyatrisine planlı bir geçişle sürdürülür.
Ankara çocuk psikiyatrisi polikliniklerinde ve çocuk ve ergen psikiyatristlerinin muayenehanelerinde DEHB değerlendirmesi yapılmaktadır. Görüşmeye giderken çocuğunuzun karnelerini, öğretmeninin yazılı gözlemlerini ve varsa daha önceki değerlendirme raporlarını yanınıza almanız süreci hızlandırır. İlk görüşmeye çocukla birlikte her iki ebeveynin katılması önerilir.
Bazı çocuklarda belirtiler ergenlik ve yetişkinlikte azalır; bir kısmında ise farklı biçimlerde sürer. Erken destek, çocuğun belirtilerle baş etme becerisini güçlendirir.
Bazı çocuklarda iştah azalabilir; bu nedenle boy ve kilo düzenli izlenir. Gerekirse doz ve kullanım zamanı çocuk psikiyatristi tarafından ayarlanır.
Şeker DEHB'ye yol açmaz. Ancak düzenli ve dengeli beslenme, uyku ve hareket, çocuğun genel dikkat ve enerji düzeyini olumlu etkiler.
Belirtiler okul öncesinde görülebilir; ancak tanı genellikle okul çağında, belirtilerin farklı ortamlarda sürekli olduğu anlaşıldığında konur.
Belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olması beklenir. Tanı en güvenilir biçimde okul çağında konur; okul öncesi dönemde değerlendirme daha temkinli yapılır.
Hayır. DEHB her zekâ düzeyindeki çocukta görülebilir; sorun zekâda değil, dikkatin ve davranışın düzenlenmesindedir.
Şeker ya da katkı maddelerinin tek başına DEHB'ye neden olduğu gösterilmemiştir. Dengeli beslenme yine de genel sağlık ve odaklanma için önemlidir.