Özgül fobiler: belirli bir nesne ya da duruma karşı korkudur. En sık görülenler yükseklik, uçak, asansör ve kapalı yer, köpek ve böcek gibi hayvanlar, kan, iğne ve yaralanma, deniz ve fırtına korkularıdır.
Agorafobi: kaçmanın zor olabileceği ya da yardım alınamayacağı yerlerde bulunma korkusudur: kalabalık mekânlar, toplu taşıma, köprüler, kuyruklar, evden yalnız çıkmak. Agorafobi çoğu zaman panik ataklarla birlikte gelişir ve hayat alanını giderek daraltır.
Özgül fobiler sıklıkla çocuklukta başlar ve oldukça yaygındır. Korkutucu bir deneyim (köpek ısırması, türbülanslı bir uçuş), başkasının korkusuna tanık olma ya da korkunun aileden öğrenilmesi fobinin gelişiminde rol oynayabilir. Agorafobi ise genellikle genç yetişkinlikte, çoğu zaman yoğun stres dönemlerinin ya da panik atakların ardından ortaya çıkar.
Uçak fobisi olan biri işini ya da tatillerini sınırlayabilir; asansör korkusu yüksek katlı binalarda çalışmayı zorlaştırabilir; kan ve iğne korkusu tahlil yaptırmayı, aşı olmayı ya da hamilelik takiplerini ertelemeye yol açabilir. Agorafobide ise kişi yalnızca güvendiği birinin eşliğinde dışarı çıkabilir hâle gelebilir. Kaçınma, kısa vadede rahatlatırken korkunun kalıcılaşmasına neden olur.
Psikiyatrist, korkunun konusunu, ne kadar zamandır sürdüğünü, kaçınma davranışlarının genişliğini ve panik atak, depresyon gibi eşlik eden sorunları değerlendirir. Agorafobide panik bozukluk sık eşlik ettiği için her ikisi birlikte ele alınır. Kan ve iğne fobisinde bayılma eğilimi olabileceğinden, bu özellik de tedavi planına dahil edilir.
Fobilerin en etkili tedavisi, korkulan durumla kontrollü ve aşamalı biçimde yüzleşmeyi sağlayan maruz bırakma terapisidir. Örneğin asansör korkusunda önce asansörün önünde beklemek, sonra kapısı açık asansöre girmek, ardından bir kat çıkmak gibi adımlar planlanır. Her adımda kaygının kendiliğinden azaldığı deneyimlenir. Pek çok özgül fobi birkaç seansta belirgin biçimde düzelir.
Agorafobide maruz bırakma çalışmaları panik atakların tedavisiyle birlikte yürütülür; gerekli durumlarda psikiyatrist ilaç tedavisi de önerebilir. Uçuş gibi seyrek karşılaşılan durumlar için kısa süreli destekler hekimle konuşulabilir.
Kendi başına ilerlemekte zorlanıyorsanız, bu çalışmaları bir uzmanla planlamak çok daha hızlı ve güvenli sonuç verir.
Korkulan nesne ya da durumla karşılaşıldığında beden "savaş ya da kaç" tepkisi verir: kalp hızlanır, nefes sıklaşır, kaslar gerilir, terleme ve titreme başlar. Bu tepki rahatsız edicidir ama tehlikeli değildir ve birkaç dakika içinde kendiliğinden azalır.
Kan, iğne ve yaralanma fobisi bu açıdan farklıdır: önce nabız ve tansiyon yükselir, ardından hızla düşer ve kişi bayılabilir. Bu fobide, kol ve bacak kaslarını düzenli aralıklarla kasarak tansiyonun düşmesini önleyen "uygulamalı gerginlik" tekniği öğretilir. Kan aldırmadan önce sağlık personeline bayılma eğiliminizi söylemek ve uzanarak işlem yaptırmak da yararlıdır.
Karanlık, yabancılar, hayvanlar, gök gürültüsü ve "canavar" korkuları belirli yaşlarda normaldir ve çoğu zaman kendiliğinden geçer. Korku yaşa uygun olmayan düzeyde yoğunsa, aylarca sürüyorsa, çocuk ağlama, donma ya da ebeveynine yapışma ile tepki veriyorsa ve okul, uyku ya da aile yaşamını kısıtlıyorsa fobi açısından değerlendirme gerekir. Çocuklarda da tedavi, oyun ve ödüllerle desteklenen aşamalı yüzleşmeye dayanır.
Özgül fobilerde ilaç tedavisi çoğu zaman gerekmez; asıl etkili olan maruz bırakma terapisidir. Uçuş ya da diş tedavisi öncesinde zaman zaman kullanılan sakinleştiriciler kalıcı bir iyileşme sağlamaz ve düzenli kullanıldıklarında terapide öğrenilenlerin pekişmesini zorlaştırabilir. Agorafobide ve panik atakların eşlik ettiği durumlarda ise psikiyatrist, terapiyle birlikte antidepresan tedavi önerebilir.
Uçak, yükseklik ya da topluluk önünde konuşma gibi gerçek hayatta tekrar tekrar canlandırılması zor durumlarda, sanal gerçeklik ortamlarında yapılan maruz bırakma çalışmaları terapiye yardımcı olabilir. Bu yöntemler, gerçek ortamdaki çalışmalara hazırlık için bir basamak olarak kullanılır.
Maruz bırakma terapisi, korkulan duruma hazırlıksız atılmak demek değildir. İlk görüşmelerde kişiyle birlikte korku basamakları belirlenir; her basamağın ne kadar kaygı yarattığı 0 ile 100 arasında puanlanır. Çalışmalar en kolay basamaktan başlar ve kaygı belirgin biçimde azalmadan bir sonrakine geçilmez. Kişi hangi basamakta ne yapılacağına her zaman önceden onay verir. Seanslar arasında verilen küçük ev ödevleri, terapide kazanılan ilerlemenin günlük hayata taşınmasını sağlar. Bu nedenle sürecin başında tedaviye haftada birkaç kısa çalışma ayırmayı planlamak yararlıdır.
Ankara'da fobi ve agorafobi tedavisi psikiyatri polikliniklerinde ve muayenehanelerde yapılır. Psikiyatrist tanıyı koyar, eşlik eden sorunları değerlendirir ve maruz bırakma terapisi uygulayan uzmanlarla birlikte tedavi planı oluşturur. Çocuklardaki fobiler için çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulur.
Bazı çocukluk korkuları kendiliğinden geçer. Yetişkinlikte süren ve hayatı kısıtlayan fobiler ise genellikle tedavi gerektirir.
Maruz bırakma terapisi ve uçuşla ilgili bilgilendirme çok etkilidir; uçuştan önce psikiyatristinizle görüşerek uygun destekleri planlayabilirsiniz.
Hayır; ancak sık birlikte görülürler. Agorafobi kaçınma davranışı, panik bozukluk ise tekrarlayan panik ataklarıdır.
Özgül fobilerde birkaç seansta belirgin düzelme olabilir; agorafobide süreç daha uzun sürer.
Özgül fobilerin bir kısmı birkaç seansta, hatta tek uzun bir seansta belirgin biçimde iyileşebilir. Agorafobi ve çoklu fobilerde süreç daha uzun olabilir.
Bu karar mutlaka hekimle verilmelidir. Sakinleştiriciler geçici rahatlama sağlasa da fobiyi tedavi etmez; kalıcı çözüm için terapi önerilir.
Bazı kişilerde kaygıya yatkınlık ailesel olabilir; ancak fobiler çoğu zaman öğrenme yoluyla gelişir ve aynı yolla tedavi edilebilir.