AnkaraPsikiyatristler
Ankara Psikiyatristler / Sosyal anksiyete bozukluğu
ErgenYetişkin

Ankara'da Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi) Tedavisi

KısacaSosyal anksiyete bozukluğu, başkalarının önünde rezil olacağı, eleştirileceği ya da yargılanacağı korkusunun kişinin hayatını kısıtladığı bir durumdur. Utangaçlıktan farklı olarak okul, iş ve ilişkilerde ciddi kayıplara yol açabilir; ancak tedaviye iyi yanıt veren bir kaygı bozukluğudur.

Kimlerde görülür?

Sosyal anksiyete bozukluğu genellikle ergenlikte başlar ve tedavi edilmezse yıllarca sürebilir. Çocuklukta belirgin çekingenlik, aşırı eleştirel ya da koruyucu aile ortamı, alay edilme ve zorbalık deneyimleri risk etkenleri arasındadır. Pek çok kişi bu durumu bir kişilik özelliği sanarak yardım almaz.

Belirtiler nasıl ortaya çıkar?

Hayata etkileri

Sosyal kaygı yaşayan kişiler derslerde söz almaktan kaçındığı için başarıları düşük görünebilir, iş görüşmelerine gitmeyebilir, terfi gerektiren görevlerden uzak durabilir. Arkadaşlık ve romantik ilişkiler kurmak zorlaşır. Bazı kişiler sosyal ortamlarda rahatlamak için alkole başvurur; bu da zamanla ayrı bir soruna dönüşebilir. Uzun süren sosyal kaygıya depresyon eşlik edebilir.

Değerlendirme

Psikiyatrist, kişinin hangi ortamlarda kaygı yaşadığını, ne kadar süredir sürdüğünü, kaçınma davranışlarını, alkol kullanımını ve eşlik eden depresyonu değerlendirir. Sosyal kaygıyı otizm spektrum özelliklerinden, depresyondan ve panik bozukluktan ayırt etmek tedavi seçimi için önemlidir.

Tedavi seçenekleri

Bilişsel davranışçı terapi sosyal anksiyete bozukluğunda en etkili yöntemdir. Kişi, olumsuz değerlendirileceğine dair düşüncelerini sınar, dikkatini kendinden çok çevresine yöneltmeyi öğrenir ve kaçındığı sosyal durumlara aşamalı olarak girer. Grup terapileri de bu alanda oldukça yararlıdır.

İlaç tedavisi: belirtiler yoğunsa ya da terapiyle birlikte destek gerekiyorsa psikiyatrist uzun süreli kullanıma uygun ilaçlar önerebilir. Sunum gibi belirli durumlardaki bedensel belirtiler için kısa süreli destekler de değerlendirilebilir; hangi seçeneğin uygun olduğuna hekim karar verir.

Günlük hayatta küçük adımlar

Utangaçlık ile sosyal anksiyete arasındaki fark

Utangaç kişi yeni ortamlarda bir süre çekingen davranır, ancak zamanla ısınır ve istediği şeyleri yapmaktan geri durmaz. Sosyal anksiyete bozukluğunda ise korku o kadar yoğundur ki kişi derse katılmaktan, iş görüşmesine gitmekten, telefonla randevu almaktan ya da bir restoranda sipariş vermekten kaçınır. Kaygı, olaydan günler önce başlar ve olaydan sonra da sürer. Fark, korkunun şiddetinde ve kişinin hayatını ne kadar kısıtladığındadır.

Kaygıyı sürdüren kısır döngü

Sosyal kaygıda kişi, rezil olmamak için farkında olmadan bazı "güvenlik davranışları" geliştirir: göz temasından kaçınmak, telefonla ilgilenir görünmek, söyleyeceklerini önceden ezberlemek, kızarmayı gizlemek için kalın giyinmek gibi. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatır ama korkunun gerçekte olmayacağını öğrenmeyi engeller.

Ortamdan ayrıldıktan sonra yaşananları zihinde tekrar tekrar gözden geçirmek ve her ayrıntıyı olumsuz yorumlamak da kaygıyı bir sonraki duruma taşır. Terapide bu döngü fark edilir ve adım adım kırılır.

İlaç tedavisi ne zaman düşünülür?

Kaygı günlük hayatı belirgin biçimde kısıtlıyorsa, eşlik eden depresyon varsa ya da terapiye tek başına yeterli yanıt alınamıyorsa psikiyatrist ilaç tedavisi önerebilir. Bu amaçla kullanılan antidepresanların etkisi birkaç hafta içinde başlar ve iyileşmeden sonra da bir süre sürdürülmeleri önerilir.

Kaygıyı alkolle bastırmaya çalışmak sık görülür ve zamanla alkol kullanım sorununa dönüşebilir. Sosyal ortamlarda rahatlamak için alkole ihtiyaç duyuyorsanız bunu psikiyatristinizle paylaşın.

Üniversite ve iş hayatında sosyal kaygı

Sosyal kaygı, kişinin yeteneklerinin çok altında bir eğitim ya da iş hayatı sürdürmesine yol açabilir: sunum gerektiren bölümleri seçmemek, terfiyi reddetmek, toplantılarda fikrini söyleyememek gibi. Tedavi ile birlikte bu alanlarda küçük hedefler belirlemek, kazanımların kalıcı olmasını sağlar.

Ergenlerde sosyal kaygı nasıl görünür?

Ergenlerde sosyal kaygı çoğu zaman sınıfta söz almamak, tahtaya kalkmamak için okula gitmemek, kantinde yalnız yemek yememek için öğle yemeğini atlamak ve arkadaş davetlerini sürekli geri çevirmek biçiminde görülür. Gençler kaygılarını aileleriyle paylaşmakta zorlanabilir; dışarıdan bakıldığında yalnızca içine kapanık ya da ilgisiz görünebilirler. Ekranda yazışarak iletişim kurmak yüz yüze iletişimin yerini almaya başladıysa ve genç giderek yalnızlaşıyorsa, bir çocuk ve ergen psikiyatristiyle görüşmek önerilir. Ergenlikte başlanan tedavi, sorunun yetişkinliğe taşınmasını önler ve gencin eğitim ve meslek seçimlerini kaygının değil kendi isteklerinin belirlemesine yardım eder.

Ankara'da sosyal fobi için başvuru

Ankara'da sosyal anksiyete bozukluğu için psikiyatri polikliniklerine ya da psikiyatristlerin muayenehanelerine başvurulabilir. Tedavi genellikle psikiyatrist ve bilişsel davranışçı terapi uygulayan bir uzmanın iş birliğiyle yürütülür. Ergenlerde değerlendirme çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılır.

Sık sorulan sorular

Utangaçlık ile sosyal fobi arasındaki fark nedir?

Utangaç kişiler yeni ortamlarda bir süre çekingen davranır ama zamanla rahatlar. Sosyal fobide korku yoğundur, uzun sürer ve kişinin okul, iş ve ilişkilerini kısıtlar.

Sosyal fobi tamamen geçer mi?

Tedaviyle kişilerin çoğunda kaygı belirgin biçimde azalır ve kaçınılan durumlarla rahatça baş edilebilir hâle gelir.

Online görüşme sosyal fobide işe yarar mı?

Online görüşmeler başlangıçta kolaylık sağlayabilir; ancak tedavinin bir parçası olarak yüz yüze sosyal durumlarla aşamalı yüzleşme de planlanır.

Yüz kızarması için ilaç var mı?

Kızarma sosyal kaygının bir parçasıysa, kaygının tedavisiyle birlikte azalır. Uygun yöntemi psikiyatristinizle konuşun.

Sosyal anksiyete kendiliğinden geçer mi?

Çoğu zaman tedavi edilmezse yıllarca sürer ve kaçınmalar arttıkça hayat daralır. Etkili tedavilerle belirgin iyileşme sağlanabilir.

Sosyal kaygıda online görüşme işe yarar mı?

Online görüşmeler ilk adımı kolaylaştırabilir ve terapi online sürdürülebilir; maruz bırakma çalışmalarının gerçek ortamlarda da uygulanması gerekir.

Kızarma korkusu tedavi edilebilir mi?

Evet. Kızarma korkusu sosyal kaygının sık bir belirtisidir ve bilişsel davranışçı terapiyle belirgin biçimde azalır.

Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için bir psikiyatri uzmanına başvurun. Acil durumda 112'yi arayın.

Diğer konular

Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktiviteOtizm spektrum bozukluğuÇocuk ve ergenlerde depresyonÇocuklarda kaygı ve okul reddiFobiler ve agorafobiAlkol ve madde kullanım bozukluğuDoğum sonrası depresyonBorderline kişilik bozukluğuİleri yaşta unutkanlık, demans ve depresyon