Depresyon ergenlik döneminde belirgin biçimde artar ve kız ergenlerde daha sık görülür. Ailede depresyon öyküsü, akran zorbalığı, kayıp ve ayrılıklar, aile içi çatışmalar, kronik hastalıklar, öğrenme güçlüğü ya da dikkat eksikliği riski artırır. Sosyal medyada uzun süre geçirmek, uykusuzlukla birlikte ruh hâlini olumsuz etkileyebilir.
Ergenlikte ruh hâli dalgalanmaları olağandır; ancak bu belirtiler iki haftadan uzun sürüyor ve çocuğun hayatını kısıtlıyorsa değerlendirme gerekir.
Küçük çocuklarda depresyon ağlama nöbetleri, oyun oynamak istememe, anneye aşırı yapışma ve bedensel yakınmalarla görülebilir. Okul çağında okul reddi ve öfke ön plandadır. Ergenlikte ise umutsuzluk, değersizlik, içe kapanma ve riskli davranışlar daha belirgindir. Ergenlerin bir kısmı duygularını ailelerine anlatmakta zorlanır; bu nedenle çocuk ve ergen psikiyatristi gence ailesinden ayrı görüşme fırsatı da tanır.
Çocuk ve ergen psikiyatristi önce aileyle ve çocukla birlikte, ardından gençle ayrı görüşür. Gizlilik ilkesi gence açıklanır; ancak gencin güvenliğini tehdit eden durumlar aileyle paylaşılır. Okul, arkadaş ilişkileri, aile ortamı, uyku, ekran kullanımı ve madde kullanımı sorulur. Gerekirse tiroit gibi bedensel nedenler için kan tahlili istenir.
Hafif ve orta şiddetteki depresyonda psikoterapi ilk tercihtir. Bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi ergenlerde etkili yöntemlerdir. Orta ve ağır depresyonda ya da terapiye yanıt alınamadığında, çocuk ve ergen psikiyatristi ilaç tedavisi önerebilir. İlaç başlandığında ilk haftalarda kontroller sık yapılır ve ruh hâlindeki değişiklikler yakından izlenir.
Aile görüşmeleri tedavinin önemli bir parçasıdır. Okulla iş birliği, gencin derslerine dönüşünü kolaylaştırır.
Gece geç saatlere kadar telefonla vakit geçirmek, ergenlerde uyku süresini kısaltır; uykusuzluk da duygudurumu doğrudan olumsuz etkiler. Sosyal medyada sürekli kendini başkalarıyla karşılaştırmak, beğeni ve yorumlara bağlı değer duygusu ile siber zorbalık, depresyon belirtilerini artırabilir.
Notlarda ani bir düşüş, ödevleri bırakma ve okula gitmek istememe çoğu zaman tembellik olarak yorumlanır; oysa depresyonun ilk işaretlerinden biri olabilir. Depresyondaki genç dikkatini toplamakta, okuduğunu hatırlamakta ve sabah kalkmakta zorlanır. Sınava hazırlık dönemlerinde beklentilerin gencin o anki durumuna göre yeniden düzenlenmesi, öğretmenler ve rehberlik servisiyle iş birliği yapılması iyileşmeyi hızlandırır.
Orta ve ağır şiddetteki depresyonda ya da psikoterapiye yeterli yanıt alınamadığında çocuk ve ergen psikiyatristi ilaç tedavisi önerebilir. İlacın etkisi genellikle iki ila altı hafta içinde ortaya çıkar.
Belirtiler düzeldikten sonra da tedavi bir süre daha sürdürülür; erken bırakmak depresyonun geri dönme riskini artırır. Düzenli uyku, haftanın birkaç günü fiziksel etkinlik, arkadaşlarla görüşme ve keyif veren uğraşlar iyileşmeyi destekler. Aile ve genç, belirtilerin geri döndüğünü gösteren erken işaretleri birlikte not ederek kontrol görüşmelerinde paylaşabilir.
Bazı ergenler yoğun duygularla baş etmek için kollarını ya da bacaklarını kesme, çizme veya yakma gibi yollarla kendilerine zarar verir. Bu davranış çoğu zaman dikkat çekmek için değil, dayanılmaz bir sıkıntıyı kısa süreliğine hafifletmek için yapılır ve genellikle gizlenir. Yaz sıcağında bile uzun kollu giyinme, açıklanamayan yara izleri ve banyoda uzun süre kalma dikkat edilmesi gereken işaretlerdir. Fark ettiğinizde öfkelenmek ya da cezalandırmak yerine sakin kalın, yaraların bakımını sağlayın ve kısa sürede çocuk ve ergen psikiyatristinden randevu alın. Kendine zarar verme intihar girişimi ile aynı şey değildir; ancak ciddiye alınması gereken bir yardım çağrısıdır.
Ankara çocuk psikiyatrisi alanında çalışan çocuk ve ergen psikiyatristleri, 18 yaşından küçük gençlerde depresyonu değerlendirir ve tedavi eder. Randevuya gencin de rızasını alarak ve onu süreçten haberdar ederek gitmek, tedaviye katılımını artırır.
Olağan ruh hâli dalgalanmaları birkaç günde geçer ve gencin okulunu, arkadaşlıklarını bozmaz. İki haftadan uzun süren, hayatı kısıtlayan değişiklikler depresyon açısından değerlendirilmelidir.
Gerekli durumlarda, çocuk ve ergen psikiyatristinin yakın takibinde kullanılabilir. Kararı muayene eden hekim verir.
Zorlamak yerine endişelerinizi sakin bir dille anlatın; ilk görüşmeye birlikte gitmeyi önerin. Bazı gençler ilk adımda okul rehber öğretmeniyle konuşmayı daha kolay bulur.
Tek başına neden değildir; ancak aşırı kullanım, uykusuzluk ve olumsuz karşılaştırmalar ruh hâlini kötüleştirebilir.
Zorlamak yerine endişenizi sakin bir dille anlatın, ilk görüşmeyi bir kez denemesini isteyin. Gence görüşmelerin gizli olduğunu bilmek çoğu zaman güven verir.
Tembellikte kişi sevdiği etkinliklere isteklidir; depresyonda ise keyif veren şeylere karşı da ilgi azalır, uyku, iştah ve enerji değişir ve bu durum iki haftadan uzun sürer.
Ailede depresyon öyküsü riski artırır; ancak tek başına belirleyici değildir. Stresli yaşam olayları ve destek eksikliği de önemli rol oynar.