Bağımlılık her yaşta ve her kesimde görülebilir. Ailede bağımlılık öyküsü, erken yaşta kullanmaya başlama, depresyon, kaygı, dikkat eksikliği ve travma öyküsü riski artırır. Ergenlik, beynin hâlâ geliştiği bir dönem olduğu için madde kullanımına karşı özellikle hassastır.
Ergenlerde ani arkadaş grubu değişikliği, ders başarısında düşüş, para isteklerinin artması ve gizlilik davranışları dikkat çekici olabilir.
Psikiyatrist, kullanılan maddeleri, miktarı, süreyi, daha önceki bırakma denemelerini, bedensel sağlık durumunu ve eşlik eden ruhsal sorunları değerlendirir. Karaciğer işlevleri ve diğer kan tahlilleri istenebilir. Kişinin hazır olma düzeyi ve hedefleri (tamamen bırakmak ya da önce azaltmak) birlikte konuşulur.
Arınma (detoksifikasyon): yoksunluk belirtilerinin güvenli biçimde yönetildiği ilk aşamadır. Ağır bağımlılıkta yataklı bir serviste yapılması gerekebilir.
Uzun dönem tedavi: asıl iyileşme bu aşamada gerçekleşir. Bilişsel davranışçı terapi, motivasyonel görüşme, tekrarı önleme çalışmaları ve aile görüşmeleri tedavinin temelidir. Bazı bağımlılık türlerinde isteği azaltan ya da tekrarı önlemeye yardımcı ilaçlar kullanılabilir.
Eşlik eden sorunların tedavisi: depresyon, kaygı ya da dikkat eksikliği varsa bunların tedavisi, tekrarı önlemede kritik önemdedir.
Bu işaretlerin her biri tek başına madde kullanımı anlamına gelmez; ancak birkaçı birlikte görülüyorsa gençle sakin bir ortamda konuşmak ve çocuk ve ergen psikiyatristinden destek almak önerilir. Ergenlikte başlayan kullanım, beyin gelişimi sürdüğü için daha hızlı bağımlılığa dönüşebilir.
Alkol ve madde kullanan kişilerin önemli bir kısmında depresyon, kaygı bozuklukları, dikkat eksikliği ya da travma sonrası stres belirtileri de bulunur. Kimi zaman kişi bu belirtilerle baş etmek için maddeye yönelir; kimi zaman da madde kullanımı ruhsal belirtileri ortaya çıkarır ya da ağırlaştırır. Bu nedenle bağımlılık ve eşlik eden ruhsal sorun birlikte değerlendirilir ve aynı tedavi planında ele alınır.
Bağımlılık tedavisinde bir süre kullanmadıktan sonra yeniden kullanma yaşanabilir. Bu, tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez; tetikleyicileri anlamak ve planı güncellemek için bir fırsattır. Stres, belirli kişiler ve mekânlar, yalnızlık ve uykusuzluk sık görülen tetikleyicilerdir. Kişinin kendine özgü risk durumlarını tanıması, bu anlarda arayabileceği kişileri ve yapacaklarını önceden belirlemesi yinelemeyi azaltır.
Kumar, bahis ve aşırı oyun oynama gibi davranışlar da beynin ödül sistemini maddelere benzer biçimde etkileyebilir. Kayıpları geri kazanma isteğiyle devam etmek, borçlanmak, yakınlardan gizlemek ve bırakma girişimlerinin başarısız olması bağımlılık işaretleridir. Bu durumlar da psikiyatrik değerlendirme ve terapiyle tedavi edilebilir.
Bağımlılık yalnızca kullanan kişiyi değil, tüm aileyi etkiler. Eşler, ebeveynler ve çocuklar uzun süre kaygı, öfke, utanç ve çaresizlik yaşayabilir; kimi zaman sorunu gizlemek, borçları kapatmak ya da bahaneler üretmek gibi davranışlarla farkında olmadan kullanımın sürmesine katkıda bulunabilir. Aile üyelerinin sorumluluğu kişiye geri vermeyi, sınır koymayı ve kendi hayatlarını sürdürmeyi öğrenmesi hem kendileri hem de tedavi süreci için önemlidir. Bağımlılıkla yaşayan ailelere yönelik danışmanlık ve aile görüşmeleri, tedavi programlarının bir parçası olarak planlanabilir. Çocuklar için durumun yaşlarına uygun biçimde açıklanması ve suçun kendilerinde olmadığının söylenmesi gerekir.
Ankara'da alkol ve madde bağımlılığı tedavisi psikiyatri poliklinikleri, bağımlılık tedavi merkezleri ve psikiyatristlerin muayenehaneleri aracılığıyla yapılır. Ergenlerde değerlendirme çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılır. Tedavi bilgileri tıbbi gizlilik kapsamındadır.
Evet. Uygun tedavi ve destekle pek çok kişi uzun süre alkolsüz yaşar. Tekrarlar iyileşme sürecinin parçası olabilir ve tedaviyle yönetilir.
Uzun süreli ve yoğun kullanımda birden bırakmak tehlikeli yoksunluk belirtilerine yol açabilir. Bırakma süreci hekim gözetiminde planlanmalıdır.
Tedavi bilgileri tıbbi gizlilik kapsamındadır ve kişinin onayı olmadan üçüncü kişilerle paylaşılmaz.
Evet; düzenli kullanımda bağımlılık gelişebilir ve özellikle gençlerde psikotik belirtiler, motivasyon kaybı ve dikkat sorunlarına yol açabilir.
Evet. Tedavi bilgileri tıbbi gizlilik kapsamındadır ve yasal zorunluluklar dışında kişinin onayı olmadan paylaşılmaz.
Yetişkinlerde tedavi kişinin onayıyla yapılır. Kendine ya da başkasına ağır zarar riski gibi istisnai durumlarda acil servise başvurulmalıdır.
Evet. Yoksunluğun güvenle atlatılmasında ve alkol isteğinin azaltılmasında hekim kontrolünde kullanılan ilaçlar vardır.