Takıntılar, kişiden kişiye çok farklı biçimlerde görülür. Bir çocuk ellerinin mikroplu olduğundan korkup sürekli yıkayabilir, bir ergen kapıyı kilitleyip kilitlemediğini defalarca kontrol edebilir, bir yetişkin kafasına gelen istenmeyen düşüncelerden kurtulmak için zihninde belirli sözcükleri tekrarlayabilir. Bu belirtilerin ne kadar ağır olduğunu ve tedaviyle ne kadar değiştiğini dışarıdan anlamak her zaman kolay değildir.
Yale-Brown ölçeği, tam olarak bu ihtiyacı karşılamak için geliştirilmiştir. Takıntıların içeriğinden bağımsız olarak, kişinin yaşamında ne kadar yer kapladıklarını standart bir yolla ölçer. Böylece hem tedavi başlangıcında belirtilerin şiddeti netleşir, hem de tedavi süresince ortaya çıkan değişim sayılarla izlenebilir.
Değerlendirme iki aşamada yapılır. İlk aşamada geniş bir belirti listesi üzerinden, kişinin hangi tür takıntı ve zorlantılara sahip olduğu belirlenir. Bulaşma korkusu, zarar verme korkusu, düzen ve simetri ihtiyacı, biriktirme, dinî ya da ahlaki kaygılar ve istenmeyen düşünceler bu listedeki başlıca gruplardır. İkinci aşamada ise takıntılar ve zorlantılar için ayrı ayrı beş soru üzerinden şiddet puanlaması yapılır.
| Ölçülen boyut | Sorulan şey |
|---|---|
| Süre | Takıntılar ya da zorlantılar günde ne kadar zaman alıyor? |
| Etkilenme | Okul, iş ya da sosyal yaşam ne ölçüde aksıyor? |
| Sıkıntı | Bu düşünce ve davranışlar ne kadar huzursuzluk veriyor? |
| Direnç | Kişi bunlara karşı koymak için ne kadar çaba gösteriyor? |
| Kontrol | Kişi bunları ne ölçüde durdurabiliyor ya da erteleyebiliyor? |
Her soru 0 ile 4 arasında puanlanır. Takıntılar ve zorlantılar için toplanan puanlar birleştirilerek genel bir şiddet puanı elde edilir.
Çocuklar için uyarlanmış sürüm, aynı yapıyı korur ancak soruları çocuğun anlayabileceği bir dille sorar. Değerlendirme genellikle çocuk ve ebeveynlerle birlikte yapılır; çünkü küçük çocuklar takıntılarını sözcüklere dökmekte zorlanabilir ya da bazı davranışlarını utandıkları için saklayabilir. Ebeveynlerin gözlemleri, örneğin çocuğun banyoda ne kadar zaman geçirdiği ya da yatmadan önce hangi ritüelleri tekrarladığı, değerlendirmeye önemli katkı sağlar. Çocukların kendi sözleriyle anlattıkları ise belirtilerin iç dünyasını anlamamıza yardım eder.
Ergenler belirtilerini daha ayrıntılı anlatabilir; ancak bazı takıntıların içeriği nedeniyle, özellikle cinsel ya da şiddet içerikli istenmeyen düşüncelerde, utanç ve suçluluk duygusuyla bunları paylaşmaktan kaçınabilirler. Bu nedenle ergenlerle değerlendirmenin bir bölümünün ebeveynler olmadan yapılması ve bu tür düşüncelerin takıntılarda sık görüldüğünün açıkça söylenmesi önemlidir. Bu açıklama, pek çok gencin ilk kez yaşadıklarını anlatabilmesini sağlar.
Yetişkinlerde değerlendirme doğrudan kişiyle yapılır. Yetişkinler çoğu zaman yıllardır belirtilerle yaşamaktadır ve bazı ritüeller günlük yaşamın olağan bir parçası gibi görülmeye başlamıştır. Ayrıntılı belirti listesi, kişinin daha önce takıntı olarak fark etmediği bazı davranışların da ortaya çıkmasını sağlar. Gerekli durumlarda eş ya da birlikte yaşanan aile üyelerinden de bilgi alınabilir.
İleri yaşta ilk kez ortaya çıkan takıntı benzeri belirtiler, başka nörolojik ya da bedensel durumlarla ilişkili olabileceğinden, değerlendirmenin bu açıdan da genişletilmesi gerekir. Uzun yıllardır süren takıntılarda ise ölçek, tedavi planlamasında ve izlemde aynı şekilde kullanılır.
Yale-Brown ölçeği bir kâğıt kalem testi değil, yarı yapılandırılmış bir klinik görüşmedir. Uzman, kişiyle ya da çocuk ve ebeveynleriyle birlikte belirti listesini gözden geçirir, ardından şiddet sorularını sorar ve yanıtları puanlar. Görüşme, belirtilerin çeşitliliğine göre 30 ile 60 dakika arasında sürer. Ölçek, kapsamlı bir psikiyatrik değerlendirmenin bir parçası olarak uygulanır ve tek başına tanı koymak için kullanılmaz. Tanı, ayrıntılı öykü, muayene ve gerektiğinde diğer değerlendirmelerle birlikte konur.
Ölçek sonucu, belirtilerin hafif, orta ya da ağır düzeyde olduğunu gösterir ve tedavi planının oluşturulmasında yol gösterir. Hafif ve orta düzeyde belirtilerde genellikle önce bilişsel davranışçı terapi önerilir. Daha ağır tablolarda terapiye ilaç tedavisi eklenebilir. Belirti listesi ise terapide hangi takıntılarla ve hangi sırayla çalışılacağını belirlemeye yardım eder.
Tedavi süresince ölçek belirli aralıklarla tekrarlanır. Puanlardaki düşüş, tedavinin işe yaradığını gösterirken, beklenen düşüşün görülmemesi tedavi planının gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eder. Pek çok aile ve kişi için bu sayısal değişimi görmek, uzun süren bir tedavi sürecinde motivasyonu artırır.
Görüşmeden önce birkaç gün boyunca takıntıların ve zorlantıların ne zaman ortaya çıktığını, ne kadar sürdüğünü ve günlük yaşamı nasıl etkilediğini kısa notlarla yazmak yararlıdır. Çocuklarda ebeveynlerin, çocuğun gün içinde tekrarladığı davranışları ve bunlara harcanan zamanı gözlemlemesi, değerlendirmenin daha doğru yapılmasını sağlar. Ailenin, çocuğun ritüellerine katılıp katılmadığı da konuşulacak önemli konulardan biridir; örneğin çocuğun istediği için kapıları birlikte kontrol etmek ya da çocuğa tekrar tekrar güvence vermek.
Takıntılar yalnızca onları yaşayan kişiyi değil, birlikte yaşanan herkesi etkiler. Çocuğu takıntılı olan pek çok ebeveyn, onun sıkıntısını azaltmak için farkında olmadan ritüellere katılır: çocuğun istediği için evdeki eşyaları belirli bir düzende tutmak, aynı soruya defalarca “Evet, ellerin temiz” diye yanıt vermek, okuldan dönen çocuğun kıyafetlerini hemen yıkamak gibi. Kısa vadede çocuğu rahatlatan bu davranışlar, uzun vadede takıntıların sürmesine katkı sağlar. Değerlendirme sırasında ailenin bu tür davranışları da ayrıca ele alınır ve tedavi planına eklenir. Ebeveynlerin bu konuda suçlanması değil, nasıl adım adım geri çekilebileceklerinin birlikte planlanması amaçlanır.
On beş yaşındaki bir genç, akşamları yatmadan önce evin kapısını, pencerelerini ve ocağı tek tek kontrol etmeden uyuyamadığını anlatıyor olsun. Başlangıçta birkaç dakika süren bu kontroller, son aylarda bir saati aşmış; genç ders çalışmaya vakit bulamıyor, sabahları yorgun kalkıyor. Yale-Brown değerlendirmesinde kontrol takıntılarının yanı sıra, gencin aklına gelen “ailemin başına bir şey gelirse benim suçum olur” düşüncesinin ne kadar sıkıntı verdiği ve bu düşünceye ne kadar direnebildiği ayrıntılı olarak konuşulur. Ortaya çıkan puan, belirtilerin orta-ağır düzeyde olduğunu gösterir ve terapi planı buna göre yapılır. Birkaç ay sonra yapılan yeniden değerlendirmede puanın belirgin biçimde düştüğü görülür; genç de kontrollere harcadığı zamanın azaldığını kendisi fark eder.
Takıntıların farklı yaşlardaki görünümü, nedenleri ve tedavi seçenekleri hakkında ayrıntılı bilgi için obsesif kompulsif bozukluk sayfamıza bakabilirsiniz. Takıntılara sık eşlik eden tikler için tik bozuklukları sayfamız da yol gösterici olabilir.
Hayır. Asıl ölçek, eğitimli bir uzman tarafından görüşmeyle uygulanır. Kendi kendine doldurulan kısa listeler ancak bir fikir verebilir.
Çocuklar için uyarlanmış sürüm, genellikle altı yaşından itibaren uygulanabilir.
Hayır. Ölçek belirtilerin şiddetini gösterir; tanı ayrıntılı bir psikiyatrik değerlendirmeyle konur.
Tedavinin başında, ilerleyen haftalarda ve tedavi sonunda olmak üzere birkaç kez tekrarlanabilir. Sıklık, tedavi planına göre belirlenir.
Evet. Çocuklar utandıkları için bazı belirtileri saklayabilir. Değerlendirmenin bir bölümünün çocukla ayrı yapılması bu nedenle önemlidir.
İletişim bilgilerimiz ve başvuru öncesi küçük bir hazırlık listesi iletişim sayfamızda.