Mamak'ta psikolojik ve psikiyatrik konularda bilgi arayan aileler ve yetişkinler için hazırlanan sayfamıza hoş geldiniz. Erteleme, isteksizlik ya da bir türlü harekete geçememe çoğu zaman tembellik sanılır; oysa ardında kaygı, depresyon ya da dikkat sorunları olabilir. Bu sayfada bir psikiyatri uzmanına ne zaman başvurmanın yerinde olacağını anlatıyoruz. Ayrıntılı olarak ele aldığımız konu, öğrencilerden çalışanlara pek çok kişinin yaşadığı erteleme ve isteksizlik.
Tembellikte kişi bir işi yapmak istemez ve yapmadığı için rahatsızlık duymaz. Kronik ertelemede ise kişi işi yapmak ister, yapmadığı için suçluluk ve kaygı yaşar, ama başlayamaz. Erteleme çoğu zaman zor bir duygudan kaçmanın yoludur: başarısızlık korkusu, sıkılma, belirsizlik ya da işin ne kadar büyük olduğu hissi. Kısa vadede kaçmak rahatlatır; uzun vadede ise biriken işler stres, suçluluk ve özgüven kaybına dönüşür.

Kronik erteleme çoğu zaman tek başına bir sorun değil, başka bir durumun işaretidir. Depresyonda enerji ve motivasyon azalır, her iş olduğundan büyük görünür. Kaygı bozukluklarında ve mükemmeliyetçilikte, hata yapma korkusu başlamayı engeller. Yetişkin dikkat eksikliğinde planlama, işe başlama ve odaklanmayı sürdürme güçlüğü belirgindir; kişi ilgisini çeken işlere saatlerce dalabilirken sıkıcı görevlere başlayamaz. Uyku bozuklukları, tükenmişlik ve madde kullanımı da motivasyonu belirgin biçimde düşürür.
Eskiden keyif veren şeylerden artık zevk alamamak, hiçbir şey yapmak istememek ve duygusal olarak "düz" hissetmek, depresyonun önemli belirtilerindendir. Bu hâl bazen bazı ilaçların yan etkisi ya da tiroid bozuklukları, kansızlık ve vitamin eksiklikleri gibi bedensel nedenlerle de ortaya çıkabilir. Haftalardır süren isteksizlik, sadece "kendini zorlamakla" geçmiyorsa bir değerlendirme gerekir.
Psikiyatrist ertelemenin ne zamandır sürdüğünü, hangi alanlarda belirgin olduğunu, çocukluk ve okul yıllarındaki dikkat ve düzen alışkanlıklarını, duygudurum, uyku ve kaygı belirtilerini değerlendirir. Yetişkin dikkat eksikliği düşünülüyorsa çocukluk dönemine ait bilgiler (karneler, öğretmen yorumları, aile gözlemleri) önemlidir. Gerekirse bedensel nedenler için kan tahlilleri istenir.
Altta yatan depresyon, kaygı bozukluğu ya da dikkat eksikliği tedavi edildiğinde erteleme de çoğu zaman belirgin biçimde azalır. Bilişsel davranışçı terapi ertelemeyi besleyen düşünceleri ("mükemmel olmalı", "şimdi havamda değilim") ve kaçınma davranışlarını hedef alır. Yetişkin dikkat eksikliğinde ilaç tedavisi ve organizasyon becerileri çalışmaları birlikte kullanılabilir. Depresyonda ise davranışsal etkinleştirme, yani keyif ve başarı hissi veren küçük etkinliklerin planlı olarak hayata eklenmesi, motivasyonun geri dönmesine yardım eder.
Üniversite öğrencileri ve sınava hazırlanan gençler ertelemeyi en sık yaşayan gruplardandır. Belirsiz ve büyük görevler (bir tez, bütün bir dönem konusu) ertelemeyi kolaylaştırır. Çalışmayı haftalık küçük hedeflere bölmek, kütüphane gibi sabit bir çalışma ortamı seçmek ve ilerlemeyi görünür kılmak yardımcı olur. Erteleme yoğun kaygı, uykusuzluk ve umutsuzlukla birlikteyse destek almak gerekir.
Erteleme yalnızca iç dünyayla değil, ortamla da ilgilidir. Dağınık bir masa, açık duran sosyal medya sekmeleri ve sürekli gelen bildirimler, işe başlamayı ve odaklanmayı zorlaştırır. Çalışma alanını sade tutmak, yalnızca o işe gerekli malzemeleri masada bırakmak ve dikkat dağıtıcıları başka bir odaya koymak, başlamanın önündeki engelleri azaltır.
Belirli bir yerin ve saatin yalnızca çalışmayla eşleştirilmesi de beynin o ortamda daha kolay odaklanmasını sağlar. Evden çalışan kişiler için yatakta ya da televizyon karşısında çalışmak yerine sabit bir çalışma köşesi oluşturmak, ertelemeyle mücadelede basit ama etkili bir adımdır.
Erteleyen kişiler çoğu zaman kendilerine karşı çok serttir: "Yine yapamadın", "Hiç düzelmeyeceksin". Bu sert iç ses motivasyonu artırmaz; tersine utanç ve kaygıyı büyüterek işe başlamayı daha da zorlaştırır. Araştırmalar, ertelemeden sonra kendini affeden kişilerin bir sonraki görevi daha az ertelediğini gösteriyor.
Ertelediğiniz bir işi fark ettiğinizde kendinizi suçlamak yerine "Bu iş beni zorluyor, küçük bir adımla başlayabilirim" demek, döngüyü kırmanın daha etkili bir yoludur. Kendinize bir arkadaşınıza göstereceğiniz anlayışı göstermek, tembellik değil sürdürülebilir bir değişimin temelidir.
Mamak'ta yaşayanlar süregiden erteleme, isteksizlik ve motivasyon kaybı için psikiyatri polikliniklerine ya da muayenehanelere başvurabilir. Ertelemenin iş, okul ya da ilişkilerde yarattığı sorunları ve ne zamandır sürdüğünü not ederek gitmek değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Olabilir; ancak kaygı, depresyon ve mükemmeliyetçilik de ertelemeye yol açar. Ayrım psikiyatrik değerlendirmeyle yapılır.
Haftalardır süren isteksizlik, keyif alamama, uyku ve iştah değişiklikleri varsa depresyon olabilir; değerlendirme önerilir.
Ertelemenin kendisi için değil, altta yatan dikkat eksikliği ya da depresyon için ilaç kullanılabilir.
Bazen işe yarar; ancak kronik erteleme çoğu zaman irade değil, kaygı ve dikkatle ilgilidir ve hedefe yönelik yöntemler gerektirir.
Evet. Anlık ödül veren uygulamalar zor görevlerden kaçışı kolaylaştırır; çalışırken telefonu uzaklaştırmak önerilir.
Evet. Belirtilerin çocukluktan beri sürdüğü gösterilebiliyorsa yetişkinlikte de tanı konur ve tedavi edilir.
Kendinizi suçlamak ertelemeyi artırır. Küçük bir adım atmak ve kendinize anlayışla yaklaşmak döngüyü kırmaya yardım eder.